Maaşlı çalışan herkesin hayali kendi işini yapmaktır. Sabahtan akşama kadar harcanın eforun karşılığında alınan maaş şirket sahibinin kazandığının yanında devede kulaktır. Çalışan herkes bunu bilir ve çalışma hayatına ilk girişi itibariyle kendisine ‘neden bu parayı ben kazanmıyorum?’ sorusunu sormaya başlar. İş hayatının ilk anından itibaren sizin de kafanızı yiyen bu sorunun hiçbir zaman cevabı bulunmaz ve hayatınız emekliliğinizle son bulur.

İş hayatında bulunan çok az insan kendi kabuğunu kırarak kendi işini kurmaya çalışır. Bunlardan da çok azı başarılı olur. Eğer siz de bu zorlu yola adım atma aşamasındaysanız, ancak başarıya giden yolun nerden geçtiğini bilmiyorsanız bu yazı size tam anlamıyla yardımcı olacaktır. Ancak, bir çalışan olmaktan girişimci olmaya gidecekseniz, karşılaşacağınız iki ana sorun bulunmaktadır.

  • Küçük işletmenizin temel masrafları
  • Sermayenizi kaybetmemek için kısa sürede kara geçmek

Birçok defa zamanını ve parasını kaybeden küçük işletmeleri batırmış bilgisiz ve tecrübesiz girişimciler vardır. Bunun temel sebebi ticaretin başlangıç kuralının unutulmasından kaynaklıdır. Bir iş olması için öncelikle pazar olması gerekir. Örneğin; çok iyi bir kasap veya aşçı olmanız yanlış pazar seçiminin olduğu bir ortamda hiçbir işe yaramaz. O yüzden yapacağınız işe karar vermeden önce temel araştırma yöntemlerine başvurmalı (konum seçimi, pazar araştırması, market araştırması vb.) ve planlı hareket etmelisiniz.

Kendinize sormanız gereken ilk soru ise ‘mevcut bir işletmeyi satın alarak mı yoksa küçük bir işletmeyi sıfırdan başlayarak büyütmek mi’ sorusu olmalıdır. İkinci soru ‘bu işletmeyi para kazanacak konuma nasıl getirebileceğim’ olmalıdır. Son soru ise size ne kadar paranın yeterli geleceğidir.

  • İşe Başlamadan Önce Kendi Araştırmanızı Yapın

    • Pazar Araştırmanızı Yapın: Araştırmanızda önce potansiyel geliri, sonrasında ise fikirlerinizi ve isteklerinizi kriter olarak belirleyin. Bu kriterleri sağlamanın en temel yolu müşteri portföyünüzün geniş olmasıdır. Hizmet bölgenizde ürün veya hizmetlerinizi satın almak isteyen ve yeterli sayıda kişi yoksa, başarılı bir işletmeye başlayamazsınız.

      Pazar araştırmasında alt kriterleriniz potansiyel müşteri analizi ve rakip analizi olmalıdır. Müşteri analizi size pazarın potansiyelini ve karlılığını gösterirken, rakip analizi size pazarda bulunan rakip sayısını, rakiplerinizin karlılığını, pazarı ne kadar domine ettiklerinin ve eksikliklerini tespit etmenize yardım edecektir. Rakip analizinde özellikle müşteri olarak rakiplerinizi ziyaret etmeniz; avantajlı ve dezavantajlı oldukları konuları tespit etmeniz tavsiye edilir.

 

  • İş Planı Hazırlayın: Pazar araştırması, önceki noktada gördüğünüz gibi, bir iş planının çekirdeğidir. İş planı ise başlama anınızdan itibaren işinizi korumaya yardımcı olacak bir kalkan gibidir. İş planı başlarken öncelikle maliyet analizi yapmanız gerekir. Analizinizde sabit ve değişken harcamalar olmak üzere iki tip harcama kalemi oluşturun. Kiralarınız, işçi maliyetleri gibi harcamaları sabit harcama kalemi altında toparlayın (eğer sabit işçi sayısı ile çalışıyorsanız). Değişken harcamaları ise girdi maliyetleri, yakıt harcamaları vb. maliyetler için kullanın.

    Maliyetlerinizi hesapladıktan sonra gelir analizi yapmaya koyulabilirsiniz. İlk aylarda elde ettiğiniz kazancınız size uzun vadeli bir plan yapmanızı sağlayamaz. Ancak orta vadede potansiyel gelirinizin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Üç aylık dönemde detaylı bir analiz ortaya koymanız gerekir. Müşteri sayısı, toplam ciro, toplam kar, müşteri başı gelir, ay başına ortalama müşteri sayısı gibi kriterler belirleyerek pazar araştırmasıyla ortaya çıkardığınız potansiyel müşteri profilinin ne kadarına eriştiğinizi hesaplayabilirsiniz. Bunun yanında üç ay içerisindeki ortalama müşteri artışı ile potansiyel müşterilere ne kadar sürede erişebileceğinizi ve marketi domine edebileceğinizi görebilirsiniz.

  • Küçük Bir İşletmeye Başlamaktansa Karlı Bir Franchise Satın Alın: Franchise sistemi oldukça karlıdır. Çünkü yukarıda bahsetmiş olduğumuz analizleri kullanmanız kesinlikle gerekmez. Alacağınız marka, siz işe başlamadan önce gerekli analizleri yapmıştır. Sizin yapmanız gereken tek şey ise sistemin düzenli çalıştığını kontrol etmek ve müşteri memnuniyetini sağlamaktır. Ancak bu tarz markaların maliyeti oldukça fazladır. Eğer bir franchise satın alacak kadar paraya sahipseniz, yukarıdaki analizlerle zaman kaybetmemeniz tavsiye edilir. Doğru marka seçimi yaparak alacağınız bir franchise size kısa vadede büyük paralar kazandırabilir.

 

  • Yeni İşletmeler Para Yapmaz Anlayışını Yıkın

Karlı franchise istisnaları dışında, normalde yeni işletmelerin karlı bir işletme haline gelmesi altı aydan birkaç yıla kadar sürebilir. Bu nedenle, küçük işletmelere başlayan insanlar için ana sorunlardan biri, sistem oturtana kadar işletmenin kara geçememesidir. Bu noktada tavsiye edilen maliyet analizinin kısa vadeli kar yapamama ihtimalinizi hesaba katarak yapılmasıdır. İşe başlarken sermayenizi kredi çekerek oluşturacaksanız veya kendi sermayenizi kullanacaksanız; bu maliyeti dikkate alarak hesaplama yapmanız tavsiye edilir. Bunun dışında yapmanız gerekenler ise şöyle sıralanmaktadır:

  • Tasarruflarınızı Kullanın: Birçok girişimci, küçük bir işletmeye girerken kendilerini ve ailelerini ayakta tutmak için tasarruflarının bir bölümünü kullanmaları gerektiğini tespit eder. Bir girişimcinin sermayesi, tasarruflardan, kendi konutunu ipotek olarak göstermekten veya kendi konutunu satarak sermaye yaratmasından geçebilir. Burada kesinlikle tavsiye edilmeyen yöntem ipotektir. Başarısız olmanız durumunda ipotek olarak gösterdiğiniz ev veya arabanızı kaybedebilir ve çift taraflı kayıp durumuna geçebilirsiniz. Sıkça tavsiye edilen yöntem sermayedir. Bunun için sabit bir paranızı küçük yatırımlarla (borsa, forex vb. yatırımlar) katlayabilir ve kendi sermayenizi yaratabilirsiniz. Diğer bir yöntem ise kendi mülkünüzü nakite çevirerek daha ucuza yeni bir mülk edinmeniz ve artan parayı sermaye olarak kullanmanızdır. Unutmayın ki, girişimciliğin başı cesaret ve gözü kara olmaktan geçmektedir.
  • Borçlanmak: Kaynak yaratmada kullanılan diğer bir yöntem ise borçlanma yöntemidir. Borç kaynağınız bir banka veya herhangi bir yakınınız olabilir. Eğer yakın olduğunuz kişi mesele para olduğunda aceleci davranıyorsa banka tercihine yönelmeniz tavsiye edilir. Bankalar, her ne kadar yüksek faizle size kredi sunuyor olsalar da ödemelerinizden çok daha fazlasını kazanacağınızı unutmayın. Ancak borçlanma durumunda, maliyet hesaplarınızı güncellemeyi unutmayın ve ne kadar süre içerisinde borcu kapatabileceğinizi hesaplarınıza ekleyin.